İNTERNET VE SOSYAL MEDYADA ÖNE ÇIKAN YURT HABERLER



betpas önerdiğimiz bir sitedir.

Islık çalarak çağırdığı tilkiyi besliyor

KARABÜK’ün Eflani ilçesindeki Ortaklar Göletindeki mesire alanında görevli Mehmet Tekin, göletin kenarına inen tilkiyi besliyor. Mehmet Tekin’in ıslık çalmasıyla gelen tilki verilen yiyecekleri yiyor. 

Eflani Ortakçılar Göletinin bulunduğu ormanlık alanda yaşayan tilki yiyecek bulabilmek için göletin kenarına indi. Gölein bulunduğu alanda mesire alanında görevli Mehmet Tekin, tilkiyi yiyecek verdi. Mehmet Tekin ürkmeyen tilkinin yanına yaklaşması üzerine her gün yemek vermeye başladı. Mehmet Tekin ıslık çalarak tilkiyi çağırırken, gelen tilkiye yiyecek veriyor.  Mehmet Tekin tilkinin yanına yanaştığını belirterek, “Geçen hafta cuma günü sabahtan yanıma geldi, karnını doyurdum. Kedi gibi yanıma geldi, tutuyorum hiçbir şey yapmıyor. Islığa alıştırdım, ıslık çalınca hemen yanıma geliyor” dedi. 

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ 

HABER: Yasin ALDEMİR  ARABÜK,  

==========================================

Koronavirüs limona talebi artırdı; dalında kilosu 5 liraya çıktı TÜRKİYE’nin limon deposu olarak bilinen Mersin’in Erdemli ilçesinde kısa süre önce dalında kilosu 2 liradan hasat edilen limon, koronavirüs salgını nedeniyle artan talebin ardından 5 liradan alıcı buluyor.

Dünya Sağlık Örgütü tarafından pandemi ilan edilen koronavirüs salgını, limona olan talebi artırdı. Uzmanların özellikle ‘C vitamini tüketin’ çağrısından sonra vatandaşlar limon tüketimine yöneldi. Limona olan talep artınca, fiyatlarda da yükseliş gözlemlendi. Erdemli ilçesinde kısa süre öncesine kadar kilosu 2 liraya hasat edilen limon, talebin artmasıyla dalında 5 liraya kadar yükseldi. Mersin Turunçgil Üreticiler Birliği (MERTUB) Başkanı Ahmet Dursen Şahin, hasadın sonlarına yaklaşıldığı bugünlerde şifa niyetine tüketimi artan limonun, talebin yüksek olması nedeniyle dalında 5 liradan satılmaya başlandığını söyledi.

‘LİMONUN DEĞERLİ BİR ÜRÜN OLDUĞU ANLAŞILDI’

Koronavirüs tehdidiyle birlikte limonun değerli bir ürün olduğunun anlaşıldığına dikkat çeken Başkan Şahin, “Limon artık şifa kaynağı olarak kullanılmaya başlandı. Yıllardır yemeklerde kullanılan limon, artık ilaç niyetine tüketilmeye başlanıldığı bugünlerde revaçta. Limona olan talep oldukça arttı. Daha önceleri üretilen limonların yarısı iç piyasada tüketiliyordu. Ama artık limon ülkemizde daha fazla tüketilmeye başlandı. Limonu sağlığa çok faydalı olduğu, direnci arttırdığı ve sağlığa olan faydasının çok fazla olduğu için tüketmeliyiz” diye konuştu.

‘LİMON TÜKETELİM SAĞLIKLI KALALIM’

Türkiye genelinde tüketimi artmasından dolayı limon fiyatlarının yükselidiğini anlatan Şahin, şöyle devam etti:

“Limon tüketimin sağlık için yüksek kalitede olduğu bugünlerde limon fiyatları da yükselişe geçti. Limon uzun yıllardır görmediği bir fiyatı gördü. Bu yıl limon, hem üreticisinin, hem alıcısının, hem de satıcısının yüzünü güldürdü. İnşallah bundan sonra da bu fiyatlar devam eder. Limon tüketelim sağlıklı kalalım.”

‘LİMON ÜRETİCİLERİNİN YÜZÜ GÜLDÜ’

Erdemli’de limon üreticisi Ahmet Bilgiç ise “Limonumuz dalında 2 liradan başladı, şu anda 5 liradan alıcı buluyor. Biz, limon fiyatlarından çok mutluyuz. Yılın 12 ayı bahçeden çıkmadığımız için limonların para etmesi bizleri çok mutlu ediyor. Biz, üretici olarak limonu çok tüketiyoruz. Halkımıza da limon tüketmelerini kesinlikle öneriyoruz. Bu yıl limon üreticilerinin yüzü güldü. İnşallah bu fiyatlar, bu şekilde devam eder.” ifadelerini kullandı. 

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ———————–Limon hasadı yapılırkenLimon paketleme fabrikasıLimonun  dalında görüntüsüKüfeyle limon taşınırkenMuhabir anonsuMERTUB Başkanı Ahmet Dursen Şahin ile röp.Limon üreticisi İbrahim Bilgiç ile röp.Limon bahçesiGenel ve detay görüntüler

SÜRE: 05’00 Boyut: 575 MB

Haber-Kamera: Mehmet DOĞANER/ERDEMLİ (Mersin),

==========================================

Hastalara, koronavirüse karşı video konferanslı ziyaret

KORONAVİRÜS tedbirleri kapsamında hastanelere ziyaretçi kısıtlaması getirilmesinin ardından Malatya İnönü Üniversitesi Turgut Özal Tıp Merkezi’nde hizmete giren ‘Görüntülü Görüşme Merkezi’ ile hasta yakınları yoğun bakımda yatan hastaları ile anlık görüntülü görüştürülüyor. 

Çin’de ortaya çıkan ve küresel salgına dönüşen yeni koronavirüse (Kovid-19) karşı önlemler artırılıyor. Türkiye’de de ölümlere yol açan virüsün yayılmaması içi ülke genelinde önlemler alındı. Sağlık Bakanlığı tarafından genişletilen tedbirler kapsamında, hastanelerin yoğun bakım ve palyatif bakım servislerinde yatan hastalar için ziyaretler yasaklandı. Malatya İnönü Üniversitesi Turgut Özal Tıp Merkezi’nde ise ‘Görüntülü Görüşme Merkezi’ ile hasta yakınları yoğun bakımda yatan hastaları ile anlık görüntülü görüştürülüyor. Türkiye’de sayılı hastanede bulunan sistemle, tedavi gören hastalar, yakınlarına hekim ve personel eşliğinde görüntülü olarak gösteriliyor. Görüntülü ziyarette ayrıca hastanın tedavisiyle ilgilenen doktor da yakınlarına, hastalarına ilişkin bilgiler aktarıyor. 4 personel eşliğinde yapılan sesli ve görüntülü konuşma imkanının sağlandığı yöntem sayesinde hastanın moralinin en üst seviyede tutulması sağlanıyor.

‘HASTALARIMIZA MORAL OLUYOR’

Turgut Özal Tıp Merkezi Hastane Müdür Yardımcısı Vahap Cömert, ‘Görüntülü Görüşme Merkezi’nin 2013 yılında kurulduğunu kaydederek, “Şu anda hastanemizde 14 olağanüstü branşta 301 yoğun bakım yatağımız var. Hasta yakınları burada hastalarını bu sistem aracılığıyla görebiliyorlar, hastaları hakkında hekimlerinden bilgi alıyorlar. Şu anda koronavirüs vakasından dolayı Sağlık Bakanlığınca yayınlanmış olan genelgede tüm yoğun bakımlarda hasta ziyareti yasakladı. Ancak, görüntülü görüşme sayesinde hasta yakınlarımız hastalarını bire bir görebilmekteler ve hekimlerinden bilgi almaktalar” dedi.

Hasta yakınları da yoğun bakım ünitelerinde faaliyet gösteren uygulamadan memnun kaldıklarını kaydetti.

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ————————————Görüntülü Görüşme Merkezi’nden detaylarVatandaşların beklemesiYakınlarıyla görüntülü görüşenlerHasta yakınlarının hastasına el sallamasıDoktorun hasta yakınlarına görüntülü bilgi vermesiHasta yakınları röp.Hastane Müd. Yrd. Vahap Cömert röp.Yoğun bakımdan görüntülerGenel ve detay görüntüler

Haber-Kamera: Taha AYHAN-MALATYA-DHA

====================================================

Koronavirüse karşı online zumba dersi

UŞAK’ta koronavirüs tedbirleri kapsamında halkın evlerinde kalmasını teşvik etmek amacıyla, sosyal medya üstünden canlı yayında zumba dersi vererek, online etkinliklerine başlandı.

İl Gençlik ve Spor Müdürlüğü, dünyayı etkisi altına alan koronavirüse karşı vatandaşın sağlığını korumak ve evde kaldıkları sürede sosyal etkinliklerinden geri kalmamaları adına online zumba derslerine başladı. İl Gençlik ve Spor Müdürlüğü’nün sosyal medya hesapları üstünden canlı yayında zumba dersiyle vatandaşın, sağlıklı ve zinde kalması hedefleniyor.  Canlı yayında zumba dersi veren beden eğitimi öğretmeni Melis Gültekin, “Bence herkes bu dönem boyunca yani virüsten, salgından dolayı evimizde olduğumuz süre boyunca, sağlıklı bir yaşam istiyorlarsa, ekran başlarına gelsinler. Canlı yayınlara, web sitelere, telefon başlarına gelsinler ve bizimle beraber spor yapsınlar. Hem onların sağlıkları açısından hem de psikolojik olarak çok iyi yararlara sağlayacağına eminim” dedi. İl Gençlik ve Spor Hizmetleri Müdürü Tahir Emre Can ise, “Önümüzdeki günlerde halkımızın evden katılabileceği yarışmalar düzenleyeceğiz. Bu bir sosyal sorumluluk projesi. Halkımıza, sporseverlerimize, insanımızın evde kalmalarını motive etmek, kaldıkları süre zarfında yapabilecekleri etkinlikleri canlı, interaktif bir şekilde yapmaya gayret ediyoruz” diye konuştu.

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ;+Zumba dersinden genel ve yakın detaylarZumba dersinin canlı yayına verilmesinden yakın detaylarBeden Eğitimi Melis Gültekin’le röp.İl Gençlik ve Spor müdür Tahir Emre Can ile röp.

Haber- Kamera: Feyzi DAVULCU/ UŞAK,

====================================================

Evde, sehpa ve su bidonları ile olimpiyata hazırlanıyor

DÜNYADA çok sayıda insanın ölmesine neden olan koranavirüs salgını nedeniyle bütün spor aktiviteleri iptal edilip, spor salonları da kapatılınca kayakla atlamada Türkiye’nin gururu olan Erzurumlu Fatih Arda İpcioğlu (22), evini spor salonuna çevirdi. Annesinin sehpalarını yan yana dizerek engelli parkuru oluşturan İpcioğlu, ortasına sırık geçirdiği 5 litrelik su bidonları ile de ağırlık çalışıyor. ‘Evde kal’ çağrısına uyan İpcioğlu, “2022 Kış Olimpiyatları’na hazırlanmam lazım. Koronovirüs nedeniyle spor salonları kapatıldı. Ben de sehpa ve su bidonları spor aletlerine çevirdim. Yurt dışındaki antrenörümüzle görüşüp onun verdiği programalar dayanarak hazırlıklarımı devam ettirmeye çalışıyorum” dedi.    Hatice- Muhittin Çetin İpcioğlu çiftinin iki çocuğundan en küçüğü olan Erzurum Atatürk Üniversitesi Spor Bilimleri Yüksek Lisans öğrencisi Fatih Arda İpcioğlu, Türkiye’nin, Erzurum’da düzenlenen 2011 Kış Üniversite Oyunları ile tanıştığı kayakla atlamada büyük bir başarıya imza attı. 2018 yılında Güney Kore’de düzenlenen Kış Olimpiyat Oyunları’na katılan ilk Türk sporcu olma unvanını kazanan İpcioğlu, Erzurum’dan Olimpiyatlara uzanan hikayesi ile ülkesinin yüzünü güldürürdü ve genç yaşında elde ettiği başarıyla dikkatleri üzerine çekti. Kayakla Atlama Milli Takım sporcusu Fatih Arda İpcioğlu, dünyada çok sayıda kişinin ölmesine neden olan koranavirüs salgını nedeniyle spor salonları kapatılınca evini spor salonuna çevirdi. Annesinin sehpalarını koridora yan yana dizerek engelli parkuru oluşturan İpcioğlu, ortasına sırık geçirdiği 5 litrelik su bidonları ile de ağırlık çalışıyor. Yaklaşık bir saat bisiklet çeviren İpcioğlu hem olimpiyatlara hazırlanıyor hem de ‘Evde kal’ çağrısına örnek bir uygulama gösteriyor.    Koronovirüs salgınına rağmen Çin’in Pekin kentinde yapılacak olan 2022 Kış Olimpiyat Oyunları’na hazırlıklarını aksatmadan sürdüren Fatih Arda İpcioğlu, çalışmalarından dolayı zaman zaman rahatsızlık verdiği komşularından özür diledi. Evde kendisinin geliştirdiği spor aletleri ile her gün yaklaşık bir saat çalışan İpcioğlu şunları söyledi:     “Koronavirüs sebebiyle bütün sporcu arkadaşlarım devlet büyüklerimizin söylediği gibi evden dışarı çıkmıyoruz. Bu süreçte 2022 Kış Olimpiyatları’na hazırlanmamız lazım. Evde geliştirdiği spor aletleri yurtdışındaki antrenörümle görüşüp onun verdiği programlara dayanarak hazırlıklarımızı devam ettirmeye çalışıyoruz. Tatbiki fitnes kadar etkili olmuyor ama tekrar sayısın fazla tutuyorum. Spor salonlarına gidip aletleri getirebilirim ama riskle karşılaşmamak için evdeki eşyaları kullanmaya gayret gösteriyorum. Sıçramak için misafirler için kullanılan sehpalardan yararlanıyorum. Sonra su bidonlarıyla ağırlık çalışıyorum. Annem ve ablam biraz şaşkın bakıyorlar, babam dikkatli olmam konusunda uyarıyor. Sabah erken saatlerde antrenman yaptığım için bazen ses oluyor. Komşumuzu rahatsız ediyorum ama onlar da ister istemez bu süreçte bana destek oluyorlar. Benim için yüksek kalitede bir süreç başlıyor. 2021’de olimpiyat elemeleri yapılacak. Yiyip, içip ve uyumak olmaz. Bir şekilde antrenmanlarımı devam ettirmek zorundayım.”

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ+-Arda’nın sehpaları salona hazırlaması-Arda’nın sehpalar üstünden atlamasından görüntü-Sehpa atlayışından genel ve detaylar-Su bidonlarıyla ağırlık çalışması-Arda’nın salonda bisiklet çalışması-Arda’nın tv’de haberleri izlemesi-Bisiklet sürmesinden detay-Arda ile röp

Haber: Turgay İPEK – Kamera: Salih TEKİN/ ERZURUM,

====================================================

Lisinia’da 14 milyon lavanta ve ada çayı fidesi üretildi BURDUR’un Karakent köyü yakınlarındaki Lisinia Doğa Proje alanında 14 milyon lavanta ve adaçayı fidesi üretildi. Proje sorumlusu Öztürk Sarıca, “En azından yurt dışından gelecek fide miktarını bir nebze azaltabilmek ve üretim alanlarımızı bir miktar genişletebilmek, daha uygun fiyata lavanta ve adaçayı fidelerini ülkemize sunabilmek maksadıyla 10 tür üzerinde çalışıyoruz” dedi.

Karakent köyü yakınlarında kurulu Lisinia Doğa Proje alanında lavanta ve adaçayı fideleri üretimi yapılıyor. Başta Göller Yöresi olmak üzere Türkiye’de az su tüketen ürünlerin yetiştirilmesi ve üretilmesine yönelik yürütülen çalışmalar kapsamında Lisinia’da lavanta ve adaçayı fidelerinin de üretimi yapılıyor. Proje sorumlusu Öztürk Sarıca, Türkiye’de son yıllarda tıbbi ve aromatik bitkiler konusunda ciddi ilerlemeler olduğunu söyledi. Yaklaşık 10 yıldan beri tıbbi ve aromatik bitkilere, su istemeden yetiştiği için ciddi anlamda önem verdiklerini vurgulayan Öztürk Sarıca, birçok tıbbi aromatik bitki fidesinin yurt dışından geldiğini anlattı.

‘BU YIL 14 MİLYON FİDE ÜRETTİK’

Öztürk Sarıca, son yıllarda pek çok aromatik bitkinin fidelerinin yurt dışından geldiğini söyleyerek şöyle konuştu:

“Türkiye’nin parası ciddi anlamda yurt dışına gitmekte. Özellikle Bulgaristan’dan geçen yıl 11 milyon fide girişi var ülkemize. Ekonomik olarak ciddi anlamda zor bir dönemden geçtiğimiz şu günlerde. Oysa ki bu ağaçların büyük bir kısmı Lisinia olarak bizim elimizde var. Buna bir çare olabilmek için bu yıl 14 milyon fide ürettik. En azından yurt dışından gelecek fide miktarını bir nebze azaltabilmek ve üretim alanlarımızı bir miktar genişletebilmek, daha uygun fiyata lavanta ve adaçayı fidelerini ülkemize sunabilmek maksadıyla 10 tür üzerinde çalışıyoruz. Lavanta Angustifolia’nın beş ayrı türü var. Yubileina, Sevtopolis, Hemus, Lavandula Dentata dediğimiz Fransız ve İngiliz lavantasının üretimlerini yapıyoruz. Bunun yanında yerli türümüz karabaş otunun da ciddi anlamda üretimleri başladı. Adaçayı türlerinden de Salvia officinalis, Salvia officinalisin melezleri, özellikle Salvia fruticosa, özellikle Anadolu adaçayını burada kültüre alıp, ciddi anlamda üretimlerine başladık. Önümüzdeki yıllarda özellikle Mercan Köşk’ün tüm dünyada kullanımı için ki Türkiye’de zaten üretiliyor, doğal olarak yetişiyor bunu da kültüre alıp çoğaltılmasını sağladık.”

‘EKONOMİMİZE CİDDİ ANLAMDA KATKISI OLACAĞINI DÜŞÜNÜYORUM’

Aromatik bitkilerin su tüketmediği için çok yüksek kalitede olduğunu anlatan Öztürk Sarıca, “Her geçen gün içme sularımız azalıyor. Diğer taraftan tüm dünyada yaygın olarak kullanılmaya başlanmış olan doğal bitki, doğal bitkilerin uçucu yağları, aromatik bitkilerin uçucu yağları ve yıllık ihracatımıza kekik ve diğer bunun yanında artık önümüzdeki yıllarda lavanta ve diğer aromatik bitkilerin de ekonomimize ciddi anlamda katkısı olacağını düşünüyorum. Bu fidelerini Türkiye geneli tedariklerini yapıyoruz” diye konuştu.

‘GÖLLER YÖRESİNDE HER GEÇEN GÜN SULARIN AZALDIĞI BİLİNMEKTE’

Lisinia olarak pek çok aromatik bitki, özellikle lavanta ve adaçayı konusunda ciddi çalışmalar yaptıklarını kaydeden Sarıca, konuşmasını şöyle sürdürdü:



süpertotobet önerdiğimiz bir canlı bahis oynama sitedir.

“Bu konuyla ilgili olarak Burdur Valiliğimizin ve Bakanlıklarımızın çok ciddi çalışmaları var. Göller yöresinde her geçen gün suların azaldığı bilinmekte. Dolayısıyla buradaki üretim potansiyelinin büyükbaş hayvancılıktan bir miktar küçükbaş hayvancılığa ve tıbbi aromatik bitkilere doğru genişletilmesi bölge ekonomisine ciddi anlamda katkı sağlayacaktır. Bunun yanında suların az tüketilmesiyle birlikte göllerin yok olması, içme sularının yok olmasının da bir anlamda önüne geçilecektir”

‘ANADOLU ADAÇAYI TÜM DÜNYADA RAKİPSİZ’

Fide üretimini 10 bin dekar alanda yaptıklarını aktaran Öztürk Sarıca, “14 milyon fide ortalama 10 bin dekar alan için gerekli fide sayısı. Fidelerin yüzde 80’i lavanta. Bu haliyle düşündüğümüzde 7- 8 bin dönüm araziye yetecek oranda elimizde lavanta fidesi var. Biz özellikle lavantanın üretimini önemsiyoruz çünkü Türkiye toprakları bunun üretimine çok uygun ve son yıllarda da adaçayı üzerine çok ciddi çalışmalarımız var. Şu anda tüm dünyada adaçayında ABD ve Rusya lider durumda. Oysa ki Anadolu adaçayı tüm dünyada rakipsiz adaçayı türlerinden. Özellikle bu türün yetiştirilmesinin yaygınlaştırılması ciddi anlamda ekonomik getiri sağlayacaktır” dedi.

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ+————–Dikimi yapılan fidelerRÖP: Öztürk SarıcaFidelerÖztürk Sarıca’nın açıklamalarıDetay

HABER -KAMERA: Mesut MADAN/BURDUR,

====================================================

Hastalara, koronavirüse karşı video konferanslı ziyaret

KORONAVİRÜS tedbirleri kapsamında hastanelere ziyaretçi kısıtlaması getirilmesinin ardından Malatya İnönü Üniversitesi Turgut Özal Tıp Merkezi’nde hizmete giren ‘Görüntülü Görüşme Merkezi’ ile hasta yakınları yoğun bakımda yatan hastaları ile anlık görüntülü görüştürülüyor. 

Çin’de ortaya çıkan ve küresel salgına dönüşen yeni koronavirüse (Kovid-19) karşı önlemler artırılıyor. Türkiye’de de ölümlere yol açan virüsün yayılmaması içi ülke genelinde önlemler alındı. Sağlık Bakanlığı tarafından genişletilen tedbirler kapsamında, hastanelerin yoğun bakım ve palyatif bakım servislerinde yatan hastalar için ziyaretler yasaklandı. Malatya İnönü Üniversitesi Turgut Özal Tıp Merkezi’nde ise ‘Görüntülü Görüşme Merkezi’ ile hasta yakınları yoğun bakımda yatan hastaları ile anlık görüntülü görüştürülüyor. Türkiye’de sayılı hastanede bulunan sistemle, tedavi gören hastalar, yakınlarına hekim ve personel eşliğinde görüntülü olarak gösteriliyor. Görüntülü ziyarette ayrıca hastanın tedavisiyle ilgilenen doktor da yakınlarına, hastalarına ilişkin bilgiler aktarıyor. 4 personel eşliğinde yapılan sesli ve görüntülü konuşma imkanının sağlandığı yöntem sayesinde hastanın moralinin en üst seviyede tutulması sağlanıyor.

‘HASTALARIMIZA MORAL OLUYOR’

Turgut Özal Tıp Merkezi Hastane Müdür Yardımcısı Vahap Cömert, ‘Görüntülü Görüşme Merkezi’nin 2013 yılında kurulduğunu kaydederek, “Şu anda hastanemizde 14 olağanüstü branşta 301 yoğun bakım yatağımız var. Hasta yakınları burada hastalarını bu sistem aracılığıyla görebiliyorlar, hastaları hakkında hekimlerinden bilgi alıyorlar. Şu anda koronavirüs vakasından dolayı Sağlık Bakanlığınca yayınlanmış olan genelgede tüm yoğun bakımlarda hasta ziyareti yasakladı. Ancak, görüntülü görüşme sayesinde hasta yakınlarımız hastalarını bire bir görebilmekteler ve hekimlerinden bilgi almaktalar” dedi.

Hasta yakınları da yoğun bakım ünitelerinde faaliyet gösteren uygulamadan memnun kaldıklarını kaydetti.

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ+————————————Görüntülü Görüşme Merkezi’nden detaylarVatandaşların beklemesiYakınlarıyla görüntülü görüşenlerHasta yakınlarının hastasına el sallamasıDoktorun hasta yakınlarına görüntülü bilgi vermesiHasta yakınları röp.Hastane Müd. Yrd. Vahap Cömert röp.Yoğun bakımdan görüntülerGenel ve detay görüntüler

Haber-Kamera: Taha AYHAN-MALATYA-DHA

====================================================

Kendisini karantinaya alan Hasan Kartal bağlama öğreniyor 

“İnsanlar dışarı çıkamıyor, bu lig devam edebilecek mi?”

“Yabancı futbolcuların çoğu ülkesine gitmek istiyor”

“Herkesten test istemek lazım”

“Futbolcularda psikolojik bir baskı olabilir”

“65 yaşını geçen hocaları sahaya nasıl çıkaracaksın?”

Süper Lig ekiplerinden Çaykur Rizespor’un başkanı Hasan Kartal, dünyayı etkisi altına ve Türkiye’de de görülen koronavirüs salgınına karşı Ankara’daki evinde kendisini karantinaya aldı. Karantinada bağlama çalmayı öğrenmeye çalışan Kartal, “Bu süreci bir şekilde atlatacağız. İnşallah Allah yardım eder eğlenceli kısa sürede atlatırız. Sıkıntı böyle devam ettiği sürece ekonomik hastalık başlayacak. Kötüye doğru gideceğiz. İnşallah eğlenceli kısa sürede bu işi bitiririz ve normal hayata döneriz” dedi.

“İNSANLAR DIŞARI ÇIKAMIYOR, BU LİG DEVAM EDEBİLECEK Mİ?”

Çaykur Rizespor Başkanı Hasan Kartal, koronavirüs salgınının etkileri ve yapılması gerekenler konusunda Demirören Haber Ajansı’na özel açıklamalarda bulundu. Koronavirüs tedbirleri kapsamında liglerin ertelenmesi hemen sonrası neler yapılacağına dair çalışmalar yapılması gerektiğini belirten Başkan Hasan Kartal, “A, B ve C planının Türkiye Futbol Federasyonu ve Kulüpler Birliği tarafından bir şekle oturtulması lazım. Öncelikle bu lig devam edebilecek mi? İnsanlar dışarıya çıkamıyor. Bugün dışarıya çıkamayan insanlar bir ay sonra rahat bir şekilde dışarıya çıkabilecek mi? Bu açıdan baktığımız zaman ben bu ligin devam edebileceği düşüncesinde değilim. Devam etmemesi durumunda ne yapılması gerekir? Devam edilmesi durumunda ne yapılması gerekir? Bunları A, B, C planı olarak önümüze koymamız gerekir. Bu ligler devam etse de etmese de ekonomik olarak sporculara ne ödenecek, bu para ödemelerin ne şekilde yapılacağı, tamamen ödenmesi durumunda kulüplerin tamamen göçeceği; bunu FIFA ile UEFA ile  bizim federasyonumuzla ortak bir noktada buluşmak kaydıyla bir çözüme ulaştırmamız lazım. Önümüzdeki ay liglerin başlaması ile ilgili düşünceler var ama gidişata baktığınızda bu mümkün mü? Değil. Gidişata baktığınız zaman bu liglerin devam etmesi zor. İnsanlar hasta. Kasap mal derdinde koyun can derdinde. Bizim şimdi liglere mi odaklanmamız lazım yoksa dünyanın, ülkemizin içinde bulunduğu sorunlara mı? Önemli olan, dünyanın içinde bulunduğu soruna odaklanmamız lazım” diye konuştu.

“YABANCI FUTBOLCULARIN ÇOĞU ÜLKESİNE GİTMEK İSTİYOR”

Hasan Kartal, liglerin durumuyla ilgili birçok olağanüstü senaryonun üretilebileceğini dile getirerek, “Sporcuların çoğu yabancı, çocukların çoğu ülkesine gitmek istiyor. Bir korku ve tedirginlik içinde, sen o tedirginlik içinde olan çocukları sahaya çıkartacaksın, oynatacaksın. Ne kadar verim alabilirsin bundan? Bazı kulüpler, ne olacaksa olsun bunu bitirelim, diyebilirler ama bunu bitirmenin de Türk futboluna bir faydası olacağını düşünmüyorum. Bu ligi dondurabilirsin, lider olacak takımı olağanüstü bir şekilde belirleyebilirsin, düşecek takımları düşürmeyebilirsin, aşağıdan gelecekleri yukarıya alabilirsin, ligi artırabilirsin. Birçok değişik senaryo üretilebilir ama bu senaryoları önümüze koymamız lazım. Ekonomi çok yüksek kalitede” ifadelerini kullandı.

“HERKESTEN TEST İSTEMEK LAZIM”

Bir tedirginlik ortamı olduğuna vurgu yapan Kartal, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Şu anda bir haftalık bir tatil içerisindeyiz. Hocamız da tatilde, sporcularımız da evlerinde. Herkeste bir tedirginlik var. Her kulüp başkanına sorun kulübünde bir huzur yoktur. Herkesten test istemek lazım. İstemediğin zaman o sporcu da tedirgin olacak. Benim bir özelliğim var; ben sporcularımın hepsine sarılırdım, sarılmadan, onlarla bir temas kurmadan hemen hemen hiçbir maç geçirmedim. Şimdi ne yapacağım? Ben yaklaşsam sporcuya sporcu korkacak. Sporcu bana yaklaşsa ben korkacağım. Korku içerisinde mi futbol oynanacak? Antrenmanda da sporcular hep tedirgin olacak acaba kimde ne var diye. Mutlaka test yapılması lazım. Bu sürecin ileriye gitmesi durumunda bu işin durması lazım.”

“FUTBOLCULARDA PSİKOLOJİK BİR BASKI OLABİLİR”

Ligin durumuna göre futbolculara ödenecek ücretlere ve sözleşmelere dair ise Kartal, şunları söyledi:

“Bu bir mücbir sebeptir aslında. Bu, sözleşmede bildiğim kadarıyla var, bu, mücbir sebebe girecek. Esas bu sorunu çözecek olan TFF, UEFA ve FIFA. Bunların birlikte karar vermesi lazım. Bir başka ülkede olağanüstü, bir başka ülkede olağanüstü olacağını zannetmiyorum. Bu zincir beraber. Buna karar verecek, Türkiye’deki kulüpler de buna uyacak. Sahaya çıkmayan futbolcu olursa ona ancak cezai şart uygulayabilirsiniz. Zaten o tip bir şey başladığında kulüp içerisindeki problemler başlamış demektir. İki futbolcu bu hale geldiği zaman sen artık maç yapabilir misin? Bundan sonra psikolojik savaşlar başlıyor. Göztepe maçında bizim çocuklar sanki yoktu, çok kötüydü. Bu ara herkes kendi sahasında maç kazanıyor, dışarıda herkes kaybediyor. Psikolojik bir baskı olabilir. Bu çocukların üzerinde görünmeyen bir etki olabilir. Gidip otelde kalıyor insanlarla temas ediyor, o psikolojiyle maça çıkıyor ve sonuç alma şansı biraz zorlaşıyor.”

“65 YAŞINI GEÇEN HOCALARI SAHAYA NASIL ÇIKARACAKSIN?”

“Devletin yapabileceği çok şey vardır ama devleti de düşünmek lazım” diyen Çaykur Rizespor Başkanı Hasan Kartal, “Vergiler, devlete olan borçlar vardır, orada yardımcı olabilir. Hocalarımız içerisinde 65 yaşını geçen var mı bilmiyorum ama 65 yaşını sokağa çıkartmıyorsun sen, 65 yaşını geçen bir hocaya sen nasıl sahada hocalık yaptıracaksın? Bu işin ileriye doğru gidişi biraz zor gibi görünüyor. 65 yaşında, üstündekiler evde oturması lazım. Sayın Başkanımız Nihat Özdemir’e de çok şeyler düşüyor, ben çözeceğinden de eminim. Bir an önce UEFA ve FIFA ile bir araya gelmesi lazım. Ben çözümün orada olacağını düşünüyorum” şeklinde konuştu.

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ:

-Hasan Kartal’ın açıklamaları

-Hasan Kartal’ın bağlama çalıp türkü söylemesi

Ercan ATA – İbrahim KÖRDEMİRCİ/ ANKARA,  

====================================================

Yaşlı çift, gıda malzemesi getiren jandarmayı bayrakla karşıladı

TOKAT’ta koronavirüs tedbirleri kapsamında sokağa çıkmaları yasaklanan kişilerin ihtiyaçlarını karşılamak için Jandarma ekip kurdu. Köyde kahvaltılık malzemeleri tükenip jandarmadan yardım isteyen Sündüs (69) ve Salih Ören (71) çifti köye gelen ekipleri evin önünde Türk bayrağı ile karşıladı.Çin’in Vuhan kentinde ortaya çıkan, Dünya Sağlık Örgütü’nün ‘pandemi’ olarak nitelendirdiği koronavirüs salgınının Türkiye’de görülmesinin ardından, halkı korumak ve salgının yayılmasını engellemek amacıyla önlemler almaya devam ediyor. İçişleri Bakanlığı, koronavirüs önlemleri kapsamında 65 yaş ve üzeri ile kronik rahatsızlığı olanların sokağa çıkmasını yasakladı. Tokat İl Jandarma Komutanlığı, koronavirüs nedeniyle sokağa çıkmalarına yasak getirilen kişilerin günlük ihtiyaçları için ekip kurdu. İl genelinde belde ve köylerde yaşayan yaşlıların yardımına koşan ekipler ilaç ve temel gıda ihtiyaçlarını temin ederek sahiplerine ulaştırdı. Merkeze bağlı Beşören köyünde yaşayan Sündüs ve Salih Ören çifti de 156 jandarma hattını arayarak evlerinde kahvaltılık yiyeceklerinin kalmadığını belirtip, yardım istedi. Jandarma ekipleri kent merkezinde özel bir marketten alış veriş yaparak Ören çiftinin yaşadığı köye götürdü. Köydeki evinde kapı önünde bekleyen Sündüs Ören jandarma ekiplerini Türk bayrağı ile karşıladı.  Devletin yaptığı çalışmalardan dolayı çok memnun olduklarını ifade eden Salih Ören “Allah devletimizden razı olsun. Biz devletimizden razıyız. Biz devletimize vereceğimize devletimiz bize verdi. Eline ekmek verilen garip bir çocuk boynunu bükerek bakar ya aynı ben öyle oldum şimdi. Allah devletimizden razı olsun” dedi.Askerleri bayrakla karşılayan Sündüs Ören ise dışarı çıkamadıkları için jandarmaların kendilerine gıda getirdiğini ifade ederek teşekkür etti.

Görüntü Dökümü: -Jandarma ekiplerinin görüntüsü-Marketten yaşlı çift için alışveriş yapmaları-Köye gidişlerie-Köyde çiftin ekipleri bayrak ile karşılaması-Malzemelerin teslimi-Yaşlı çiftin konuşmaları

Haber-Kamera: Fatih YILMAZ-Halil İbrahim YEL/TOKAT,

====================================================

Bitlis’te evden çıkmayanlara belediyeden yemek servisi

BİTLİS’te, koronavirüse karşı alınan tedbirler kapsamında 65 yaş ve üstü ile kronik hastalığı olan vatandaşlara sokağa çıkma yasağı getirilmesinin ardından Bitlis belediyesi ekipleri, aşevinde pişirilen sıcak yemekleri paketleyip bu kişilerin evlerine kadar götürerek teslim etti.Türkiye’de, koronavirüs vakası sayısının her geçen gün yükselmesinin ardından, yetkililer önlemleri artırmak için 65 yaş ve üstü ile kronik hastalığı olan vatandaşlara sokağa çıkma yasağı getirdi. Kararın ardından birçok ilde olduğu gibi Bitlis’te de dışarı çıkamayan kişilerin ihtiyaçları polis, asker, AFAD, sağlık çalışanları ve zabıta ekipleri tarafından karşılanırken, bu kapsamda özenle pişirilen 3 öğün yemek paketleyip, gıda mühendislerinin denetiminden geçirildikten sonra vatandaşların evlerine teslim ediliyor. Ekipler, bu kişilerin ihtiyaç malzemelerini de karşılıyor. İlk gün 51 aileye sıcak yemek servisi yapan belediye ekipleri, önümüzdeki günlerde günlük 80 aileye ulaşmayı hedefliyor. Belediye  Kültür ve Sosyal İşler Müdürü Behzat Dayan, Bitlis Belediyesi bünyesinde daha önceden devam eden uygulamanın virüs hemen sonrası daha da genişletildiğini söyledi.Dayan, “Koronavirüs dolayısıyla hükümetimizin dışarı çıkmalarını yasakladığı 65 yaş ve üstü vatandaşlarımızın evlerine gidiyoruz. Bu vatandaşlarımızın başta ilaç ve diğer ihtiyaçlarının olup olmadığını soruyoruz. Aynı zamanda belediyemize ait sosyal medya hesapları üstünden ulaşan vatandaşlara da ulaşmaya çalışıyoruz. Ayrıca 51 aileye öğlen ve akşam olmak üzere günde 2 kez sıcak yemek bırakıyoruz. Belediye olarak bütün tedbirlerimizi aldık. Sahaya hakim durumdayız. Elimizdeki listenin dışında durumu iyi olmayan vatandaşlara da ulaşıyoruz. Ayrıca koronavirüs dolayısıyla kapanan birçok iş yeri çalışanına da gıda kolileri ulaştırıyoruz. Yine ihtiyacı olanların sosyal medya hesaplarımız üstünden bizlere ulaşmasını bekliyoruz” dedi.

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ-Hazırlanan yemeklerin araca konulması-Mahalle aralarında önceden tespit edilen evlere yemek götürülmesi-Vatandaşların kapılarının çalınarak yemeklerin teslim edilmesi-Vatandaşlardan detaylar-Vatandaşlarla röportaj-Ekiplerden detaylar-Bitlis Belediyesi Kültür ve Sosyal İşler Müdürü Behzat Dayan ile röportaj-Özel ve genel detaylar

Özcan ÇİRİŞ-Ceren KURTYE/BİTLİS,

====================================================

Bağışıklığı güçlendiren mor ekmek üretildi, yok satıyor 

TRABZON’un ekmeği ile ünlü Vakfıkebir ilçesinde son yılların beslenme trendi mor sebze ve meyvelerin karışımı ile elde edilen ekşi maya katkılı besin değeri yüksek mor ekmek üretimi başladı. Koronavirüs salgını nedeniyle doğal ve organik ürünlere yönelenlerin tercihi de mor ekmek olurken, il dışından da yoğun ekmek siparişleri geliyor. 

Türkiye genelinde vatandaşlar, koronavirüs salgını nedeniyle, bağışıklık sistemlerini güçlendirmek için doğal ve organik ürünlere yöneldi. Trabzon’da ekmeği ile ünlü Vakfıkebir ilçesinde son yılların beslenme trendi mor sebze ve meyvelerin karışımı ile elde edilen ekşi maya katkılı besin değeri yüksek mor ekmek üretildi. Karışımında kiraz, mürdüm eriği, kırmızı pancar gibi mor meyve ve sebzelerin yer aldığı ekşi maya kullanılan ekmek, diyabet, tansiyon, kalp damar hastalıkları ile vücut bağışıklığına iyi geliyor. Koronavirüs salgını nedeniyle doğal ve organik ürünlere yönelenlerin tercihi de mor ekmekten yana oldu. İlçede mor ekmek üreten fırın işletmelerine Trabzon’un yanı sıra il dışından ilçeye yoğun ekmek siparişleri gelmeye başladı.

‘SATIŞLARIMIZ ARTTI’

Vakfıkebir ilçesinde fırıncı Yunus Emre Kutoğlu, aile olarak 1930 yılından beri yürüttüklerini fırıncılık mesleğinde yeni bir ürün ürettiklerini belirterek, “Mor Vakfıkebir ekmeği üretmeye başladık. Ekşi mayayı hamurumuza katıp fonksiyonel bir ürün elde ediyoruz. İçerisinde ‘Antosiyanin’ ve ‘Polifenol’ mevcuttur ve bunlar bağışıklık sistemini güçlendirici maddelerdir. Kalp damar, şeker, sindirim yolundaki hastalıklara iyi geliyor. Alzheimer hastalığı üzerindeki etkileri için çalışmalar yapılıyor. Koronavirüs yüzünden herkes bağışıklık sistemini kuvvetlendirici ve sağlıklı gıdalar tüketmeye başladı. Yüksek olan satışlarımız da daha da arttı. İlçemizden ve il dışından gelen mor ekmek taleplerini kargoyla yetiştirmeye çalışıyoruz” diye konuştu.

‘LİMON SIKINCA RENGİ KIRMIZIYA DÖNÜŞÜR’

Kutoğlu, piyasada mor ekmek olarak satılan ancak gıda boyasıyla renklendirilen ekmek ile doğal karışım kullanılan ekmeği limon testi yapılarak ayırt edilebileceğini belirterek, “Gıda boyaları hamurdan ayrılamaz. Mor ekmeğin üzerine limon sıktığınız zaman mor olan rengi zamanla kırmızıya dönüşüyor. Bu sayede gerçek olup olmadığını anlayabiliyoruz” dedi.

‘DOĞAL GIDALARA YÖNELİYORUZ’

Mor ekmek alan Hamdi Kuleyin, “Mor ekmeğin insan sağlığına çok faydası var. Bu faydaları nedeniyle mor ekmeği tercih ettim. Son zamanlarda özellikle koronavirüs salgınıyla birlikte sağlıklı gıdaya yönelik bir talep oluşmaya başladı. İnsanlar da buna yöneliyor. Biz de kendimizi korumak, bağışıklık sistemini güçlendirmek için doğal gıdaya doğru yönelmeye başlıyoruz. Mor ekmek de bunlarda bir tanesi diyebilirim” ifadelerini kullandı.

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ+

– Mor ekmek hamurunun yapımından görüntüler

– Mor ekmeğe limon sıkılmasından görüntüler

– Röportajlar

– Detaylar

GÖRÜNTÜ BOYUTU: 942 MB

Haber: Selay SAYKAL/ Kamera: Tolga SAĞLAM/TRABZON 

Koronavirüs kaç can aldı? Hangi ülkede kaç kişi koronavirüs nedeniyle öldü?

Koronavirüs nedir? Coronavirus belirtileri nelerdir? Koronavirüs tedavisi nasıl yapılır? Koronavirüs hakkında merak edilenler ve sıkça sorulan sorular

Kaynak: DHA

Betboo530.com

betboo530 yeni adresi ve önerdiğimiz bir sitedir.



You may also like...

1 Response

  1. DUÇEM dedi ki:

    superbahis kazanamıyorum tüyo verin lan nası kupon yaparım kazanan

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir